Av. Enes Müjde
TCK 230: Birden Çok Evlilik, Hileli Evlenme ve Dini Tören Suçu ve Cezası
Ceza Hukuku

TCK 230: Birden Çok Evlilik, Hileli Evlenme ve Dini Tören Suçu ve Cezası

31 Ağustos 2026·Ceza Hukuku

Türk Ceza Kanunu'nun 230. maddesi, resmi nikahı devam ederken başkasıyla evlenen, evli olduğunu bilerek bir başkasıyla evlenen ve aralarında evlenme olmaksızın dini tören yaptıran kişileri cezalandıran bir suç düzenlemesidir. Bu madde, evlilik kurumunun tekliğini ve kanuni temelini korumayı amaçlar. Toplumun temel taşı olan aile kurumunun yasal çerçeve dışında, aldatmaca veya düzensizlik üzerine kurulmasını engellemek hedeflenir. Medeni Kanun ile güvence altına alınan tek eşlilik ilkesi, Ceza Kanunu'ndaki bu madde ile pekiştirilmiştir. Bu suçlar, sadece tarafları değil, aynı zamanda kamusal düzeni de ilgilendirir. Bir kişinin evli olduğunu bilmeden onunla evlenen veya resmi nikah vaadiyle kandırılıp sadece dini törenle bir araya gelen kişiler, bu suçların mağduru olabilir ve ciddi hak kayıplarıyla yüzleşebilirler.

Birden Çok Evlilik Suçu (TCK m. 230/1)

Türk Ceza Kanunu'nun 230. maddesinin ilk fıkrası, toplumda “bigami” olarak da bilinen birden çok evlilik eylemini suç olarak tanımlar. Bu fıkraya göre, “Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenen kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Bu suçun oluşması için kişinin, Türkiye'de veya yurt dışında geçerli bir resmi evliliğinin devam ediyor olması gerekir. Yani, Medeni Kanun hükümlerine göre kurulmuş ve henüz boşanma veya ölüm gibi bir sebeple sona ermemiş bir evlilik birliği mevcut olmalıdır.

Bu suçun iki farklı faili olabilir. Birincisi, mevcut evliliği devam ederken ikinci bir resmi evlilik yapan kişidir. İkincisi ise, evlendiği kişinin aslında başka biriyle resmi olarak evli olduğunu bilerek onunla evlenen kişidir. Kanun, bu durumu da ayrı bir fıkrada (TCK m. 230/3) düzenleyerek, “Kendisinin evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlenen kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.” demektedir. Burada kilit nokta “bilerek” hareket etmektir. Eğer ikinci eş, karşısındaki kişinin evli olduğunu bilmiyorsa ve bu durum kendisinden gizlenmişse, bu suçu işlemiş sayılmaz; aksine, hileli evlenmenin mağduru konumuna düşebilir. Bu suç, kamu düzenini korumayı amaçladığı için şikayete tabi değildir. Yani, herhangi bir vatandaşın ihbarı veya savcılığın başka bir yolla durumu öğrenmesi üzerine soruşturma kendiliğinden başlar.

Hileli Evlenme Suçu (TCK m. 230/2)

Kanunun aynı maddesinin ikinci fıkrası, evlilik kurumunu aldatmacaya karşı koruyan bir başka önemli düzenlemeyi içerir: hileli evlenme suçu. Bu fıkra, “Gerçek kimliğini veya evli olup olmadığını gizleyerek bir başkasıyla evlenen kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmünü amirdir. Bu suçun temel unsuru hiledir. Fail, evlenmek istediği kişiyi, evliliğin gerçekleşmesine engel olacak nitelikteki önemli bir konuda yanıltmaktadır. Bu yanıltma, sadece kişinin evli olup olmadığıyla sınırlı değildir; aynı zamanda gerçek kimliğini gizlemesini de kapsar.

Örneğin, sahte bir kimlik kullanarak evlenen veya yurt dışında devam eden bir evliliği olduğunu saklayarak Türkiye'de bir başkasıyla evlenen kişi bu suçu işlemiş olur. Hileli evlenme suçunda mağdur, kandırılan ve bu hile olmasaydı evlenmeye razı olmayacak olan eştir. Birden çok evlilik suçundan farklı olarak burada odak noktası, aldatılan eşin iradesinin sakatlanmasıdır. Hileli evlenme sonucunda yapılan evlilik, hukuken “nispi butlan” ile sakattır. Bu, aldatılan eşin, aldatıldığını öğrendiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde Aile Mahkemesi'ne başvurarak evliliğin iptalini talep edebileceği anlamına gelir. Ceza davası, evliliğin iptali davasından bağımsız olarak yürür. Yani bir kişinin hileli evlenmeden ceza alması, evliliğin kendiliğinden geçersiz hale geldiği anlamına gelmez; mağdurun ayrıca hukuki işlem başlatması gerekir.

Evlenme Olmaksızın Dini Tören Yaptırma Suçu (TCK m. 230/5-6)

Toplumda “imam nikahı” olarak bilinen dini evlilik törenleri, kültürel ve manevi bir öneme sahip olsa da, Türk hukuku bu törenlerin ancak resmi nikahın ardından yapılmasına izin vermektedir. TCK'nın 230. maddesinin 5. ve 6. fıkraları, bu kuralı ihlal edenleri cezalandırmayı amaçlar. Beşinci fıkra, “Aralarında evlenme olmaksızın, evlenmenin dinsel törenini yaptıran erkek ve kadın hakkında iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.” der. Bu suçun faili, resmi nikah kıymadan dini tören yaptıran kadın ve erkektir.

Kanun koyucunun buradaki amacı, dini törenleri yasaklamak değil, resmi nikahın sağladığı yasal güvenceleri (miras hakkı, boşanma durumunda mal paylaşımı, nafaka, çocukların soybağı gibi) öncelikli kılmaktır. Özellikle kadınların ve çocukların haklarını korumak hedeflenmiştir. Örneğin, Elazığ gibi geleneksel değerlerin güçlü olduğu bir şehirde, resmi nikah kıyılacağı vaadiyle kandırılarak sadece dini bir törenle evlendirilen bir kadın, ileride eşi tarafından terk edildiğinde hiçbir yasal hak iddia edemez. Bu düzenleme, bu tür mağduriyetlerin önüne geçmeyi amaçlar. Altıncı fıkra ise, bu dini töreni gerçekleştiren din görevlisi veya ilgili kişiyi de sorumlu tutar. Ayrıca, taraflardan birinin hile ile diğerini kandırarak bu töreni yaptırması durumunda, kandıran tarafın cezasının artırılacağı da hükme bağlanmıştır. Bu suç da şikayete tabi değildir ve savcılık tarafından resen soruşturulur.

Bu Suçlarla Karşılaşan Kişi Ne Yapmalı? Şikayet ve Yargılama Süreci

Birden çok evlilik, hileli evlenme veya resmi nikahsız dini tören suçlarından birinin mağduru olduğunuzu düşünüyorsanız veya böyle bir duruma tanıklık ettiyseniz, izlemeniz gereken hukuki bir yol bulunmaktadır. Bu suçların tamamı, kamu düzenini ilgilendirdiği için takibi şikayete bağlı değildir. Bu, mağdurun bizzat şikayetçi olmasına gerek kalmadan, Cumhuriyet Savcılığının suçu öğrenmesiyle birlikte soruşturma başlatabileceği anlamına gelir. Dolayısıyla ilk adım, durumu adli makamlara bildirmektir.

Bu bildirimi, bulunduğunuz yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir dilekçe ile başvurarak veya en yakın polis merkezine ya da jandarma karakoluna giderek sözlü veya yazılı olarak yapabilirsiniz. Başvurunuz sırasında, iddianızı destekleyecek her türlü delili sunmanız sürecin sağlıklı ilerlemesi için çok önemlidir. Bu deliller; ikinci evliliğe veya dini törene ait fotoğraf veya videolar, tanık beyanları, failin evli olduğunu gösteren nüfus kayıt örnekleri (mümkünse), hileli durumu ortaya koyan mesajlaşmalar veya belgeler olabilir. İhbar veya şikayet üzerine savcılık bir soruşturma başlatır. Yeterli şüpheye ulaşırsa, şüpheli hakkında bir iddianame düzenleyerek Asliye Ceza Mahkemesi'nde kamu davası açar. Yargılama bu mahkemede yapılır ve sanığın suçlu bulunması halinde kanunda öngörülen cezalar verilir. Unutulmamalıdır ki, ceza davası sürecinin yanı sıra, özellikle hileli evlenme mağdurlarının evliliğin iptali gibi medeni haklarını korumak için Aile Mahkemesi'nde ayrı bir dava açmaları gerekebilir.

Sonuç

Türk Ceza Kanunu'nun 230. maddesi, evlilik kurumunun yasal çerçevesini ve tek eşlilik ilkesini koruyan kritik bir düzenlemedir. Birden çok evlilik, hile ile evlenme ve resmi nikahtan önce dini tören yapma eylemlerini suç sayarak, bu kurumun ciddiyetini ve tarafların, özellikle de mağdur olabilecek eş ve çocukların haklarını güvence altına almayı hedefler. Bu suçlar yalnızca kişisel bir sorun değil, aynı zamanda kamusal düzeni de etkileyen fiillerdir. Bu tür bir durumla karşılaşan kişilerin, hem cezai sorumluluğun tespiti hem de evliliğin iptali gibi medeni hukuktan doğan haklarını koruyabilmeleri için bilinçli hareket etmeleri gerekir. Sürecin karmaşıklığı göz önüne alındığında, doğru adımları atmak ve hak kaybı yaşamamak adına bir hukuk profesyonelinden destek almak faydalı olacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yabancı bir ülkede evliyken Türkiye'de tekrar evlenmek de bu suçu oluşturur mu?

Evet, oluşturur. Türk Ceza Kanunu açısından önemli olan, kişinin hukuken geçerli bir evliliğinin bulunmasıdır. Bu evliliğin Türkiye'de veya yurt dışında yapılmış olması fark etmez. Yabancı bir ülkede yapılan ve o ülke kanunlarına göre geçerli olan bir evlilik devam ederken, Türkiye'de ikinci bir resmi nikah kıymak, TCK 230/1'de tanımlanan birden çok evlilik suçunu teşkil eder.

Sadece imam nikahı ile birlikte yaşamak suç mudur?

Hayır, tek başına bu durum bir suç değildir. Suç teşkil eden eylem, aralarında resmi bir evlilik bağı kurulmadan, evlenmenin dinsel törenini yaptırmaktır. Eğer bekar iki yetişkin, aralarında sadece dini bir tören yaparak birlikte yaşamaya başlarsa, bu töreni yaptırdıkları için TCK 230/5 kapsamında suç işlemiş olurlar. Ancak tören yapılmaksızın sadece birlikte yaşamaları, ceza hukuku anlamında bir suç oluşturmaz; fakat bu birliktelik onlara karı-koca statüsünün yasal hak ve yükümlülüklerini de sağlamaz.

Hileli evlenme nedeniyle ceza alan kişinin yaptığı evlilik otomatik olarak geçersiz mi sayılır?

Hayır, evlilik otomatik olarak geçersiz sayılmaz. Ceza davası ile evliliğin hukuki geçerliliği farklı süreçlerdir. Hileli evlenme suçundan bir kişinin mahkum olması, evliliğin kendiliğinden sona erdiği veya iptal olduğu anlamına gelmez. Aldatılan eşin, bu evliliği sona erdirmek için ayrıca Aile Mahkemesi'nde "evliliğin butlanı (iptali)" davası açması gerekir. Bu davayı açma hakkı, aldatıldığını öğrendiği tarihten itibaren 6 ay ve her halde evlenmenin üzerinden 5 yıl geçmekle düşer.

Bu suçlarda şikayet için bir süre var mıdır?

Bu makalede ele alınan suçların tamamı şikayete bağlı değildir; yani savcılık suçu öğrendiği anda soruşturma başlatabilir. Bu nedenle mağdur için bir şikayet süresi bulunmamaktadır. Ancak devletin bu suçu soruşturup dava açabilmesi için kanunda öngörülen genel "dava zamanaşımı" süresi işler. TCK 230'da düzenlenen bu suçlar için dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içinde soruşturma ve kovuşturma yapılmazsa, suç zamanaşımına uğrar ve artık cezai işlem yapılamaz.

Av. Enes Müjde

Yazan

Av. Enes Müjde

Elazığ Barosu

Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçleriniz için bir avukata danışmanız önerilir.

Hukuki Danışmanlık Alın

Hukuki süreçlerinizde profesyonel destek için bizimle iletişime geçin.

Bize Ulaşın