Av. Enes Müjde
Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır? Adım Adım Süreç
Boşanma Hukuku

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır? Adım Adım Süreç

17 Ağustos 2026·Boşanma Hukuku

Anlaşmalı boşanma davası, en az bir yıldır evli olan eşlerin boşanma ve boşanmanın tüm sonuçları (nafaka, velayet, tazminat) üzerinde anlaştıklarını bir protokolle beyan ederek, birlikte veya birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesiyle Aile Mahkemesi'nde açılan bir dava türüdür. Bu yol, evlilik birliğini sonlandırmanın en hızlı, en ekonomik ve psikolojik olarak en az yıpratıcı yöntemidir. Çekişmeli boşanma davalarının aksine, burada taraflar birbirleriyle bir kavga veya ispat yarışı içinde değildir. Aksine, geleceğe yönelik tüm konularda ortak bir irade sergileyerek medeni bir şekilde yollarını ayırmayı hedeflerler. Bu süreç, tarafların hayatlarının yeni bir dönemine daha az hasarla ve daha hızlı bir şekilde başlamalarına olanak tanır.

Anlaşmalı Boşanmanın Şartları Nelerdir?

Anlaşmalı boşanma, pratik ve hızlı bir çözüm yolu olsa da Türk Medeni Kanunu (TMK) tarafından belirli şartlara bağlanmıştır. Bu şartlar sağlanmadan mahkemenin anlaşmalı olarak boşanmaya karar vermesi mümkün değildir. TMK'nın 166. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen bu şartlar, sürecin temelini oluşturur.

İlk ve en temel şart, evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır. Bu süre, evlilik tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar geçen zamanı ifade eder. Kanun koyucu, yeni evli çiftlerin ani ve anlık kararlarla evliliklerini sonlandırmasının önüne geçmek için bu bir yıllık süreyi öngörmüştür.

İkinci önemli şart, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davayı diğer eşin kabul etmesidir. Bu, her iki tarafın da boşanma konusunda iradelerinin birleştiğini gösterir. Tek bir tarafın isteğiyle anlaşmalı boşanma olmaz.

Üçüncü ve belki de en kritik şart, tarafların boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında tam bir mutabakata varmış olmalarıdır. Bu mutabakat, yazılı bir metin olan “anlaşmalı boşanma protokolü” ile mahkemeye sunulur. Protokol; yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat, çocukların velayeti, velayeti almayan ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişki düzenlemesi ve mal rejiminin tasfiyesi gibi tüm konuları eksiksiz bir şekilde kapsamalıdır.

Son şart ise, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve protokolü uygun bulmasıdır. Taraflar, avukatları olsa dahi duruşmaya bizzat katılmak zorundadır. Hâkim, her iki tarafa da protokoldeki maddeleri kabul edip etmediklerini sorar. Özellikle çocukların menfaatini gözeten hâkim, protokoldeki düzenlemeleri yetersiz veya adaletsiz bulursa, taraflardan değişiklik yapmalarını isteyebilir veya davayı reddedebilir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır?

Anlaşmalı boşanma protokolü, davanın adeta anayasasıdır ve sürecin sorunsuz bir şekilde sonuçlanması için titizlikle hazırlanmalıdır. Bu belge, tarafların boşanma sonrası hayatlarını düzenleyen hukuki bir yol haritası niteliğindedir. İnternetten bulunan hazır şablonlar genellikle yüzeysel kalır ve tarafların özel durumlarını yansıtmaz. Bu nedenle protokol, her evliliğin ve her ailenin kendine özgü dinamikleri göz önünde bulundurularak hazırlanmalıdır.

Protokolün olmazsa olmazları şunlardır:

  1. Boşanma İradesi: Belgenin en başında, tarafların hür iradeleriyle ve karşılıklı anlaşarak boşanmak istediklerini net bir şekilde belirtmeleri gerekir.
  2. Çocukların Durumu: Müşterek çocuk varsa, protokolün en hassas kısmını bu bölüm oluşturur. Çocuğun velayetinin hangi tarafta kalacağı açıkça yazılmalıdır. Velayeti almayan tarafın çocukla ne zaman, nerede ve ne kadar süreyle kişisel ilişki kuracağı (görüşme günleri, tatiller, bayramlar) detaylı bir şekilde düzenlenmelidir. Ayrıca, çocuğun eğitim, sağlık ve diğer masrafları için ödenecek iştirak nafakası miktarı ve bu miktarın her yıl hangi oranda artırılacağı (genellikle TÜFE/ÜFE oranı) da belirtilmelidir.
  3. Mali Konular: Tarafların birbirinden maddi veya manevi tazminat talebi olup olmadığı, varsa miktarı ve ödeme şekli yazılmalıdır. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf için yoksulluk nafakası talep ediliyorsa, bunun miktarı, süresi (süresiz veya belirli bir süre için) ve ödeme şekli de protokole eklenmelidir. Taraflar tüm bu haklardan karşılıklı olarak feragat ettiklerini de beyan edebilirler.
  4. Mal Paylaşımı: Evlilik birliği içinde edinilmiş malların (ev, araba, bankadaki para vb.) nasıl paylaşılacağı da protokolde yer almalıdır. Hangi malın kime kalacağı, ortak konutun durumu gibi konular net bir dille ifade edilmelidir. Bu bölümün eksik veya muğlak bırakılması, boşanma sonrasında yeni bir mal paylaşımı davası açılmasına neden olabilir. Dava ve vekalet ücretleri gibi masrafların kim tarafından karşılanacağı da bu bölümde kararlaştırılabilir.

Protokol, her iki tarafça da okunduktan sonra her sayfası paraflanarak son sayfası imzalanmalı ve dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulmalıdır.

Adım Adım Anlaşmalı Boşanma Davası Açma Süreci

Anlaşmalı boşanma kararı alan çiftler için süreç, hukuki adımların doğru bir sırayla atılmasıyla hızlı ve sorunsuz bir şekilde ilerler. İşte pratikte izlenmesi gereken adımlar:

Öncelikle yukarıda detayları anlatılan anlaşmalı boşanma protokolü, her iki eş tarafından da kabul edilerek hazırlanır ve imzalanır. Bu, tüm sürecin temelini oluşturan ilk adımdır. Protokol hazırlandıktan sonra, bu protokole atıf yapan kısa bir dava dilekçesi yazılır. Dilekçede, tarafların kimlik bilgileri, adresleri ve en az bir yıldır evli oldukları, boşanma ve sonuçları konusunda anlaştıkları belirtilir ve ekteki protokol uyarınca boşanmalarına karar verilmesi talep edilir.

Bu belgelerle birlikte yetkili Aile Mahkemesi'ne başvurulur. Yetkili mahkeme, eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi veya eşlerin davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yerdeki mahkemedir. Örneğin, eşler son bir yıldır Elazığ merkezde birlikte yaşıyorlarsa, davayı Elazığ Aile Mahkemesi'nde açabilirler. Adliyedeki tevzi bürosuna dilekçe ve ekleri teslim edilir. Bu aşamada, devlet tarafından belirlenen başvuru harcı, peşin harç ve gider avansı gibi adli masrafların vezneye ödenmesi gerekir. Ödeme yapıldıktan sonra dava dosyası bir esas numarası alır ve ilgili Aile Mahkemesi'ne gönderilir.

Mahkeme, dosyanın kendisine ulaşmasının ardından genellikle birkaç hafta içinde bir duruşma günü belirler. Anlaşmalı boşanma davalarında duruşma günü, çekişmeli davalara göre çok daha erken bir tarihe verilir. Taraflara tebligat ile bildirilen duruşma gününde, her iki eşin de avukatları olsa bile bizzat mahkemede hazır bulunması zorunludur.

Duruşma genellikle çok kısa sürer. Hâkim, taraflara kimlik tespiti yaptıktan sonra boşanma protokolünü okuyup anladıklarını ve içerisindeki her bir maddeyi hür iradeleriyle kabul edip etmediklerini sorar. Her iki taraf da olumlu yanıt verdiğinde ve hâkim protokolü kanuna ve kamu düzenine uygun bulduğunda, tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verir. Kararın taraflara tebliğinden sonra yasal itiraz süresi içinde tarafların istinaf kanun yolundan feragat ettiklerini belirten bir dilekçe vermeleri, kararın kesinleşme sürecini hızlandırır. Karar kesinleştikten sonra mahkeme, kararı nüfus müdürlüğüne bildirir ve evlilik kaydı resmen son bulur.

Anlaşmalı Boşanmada Dikkat Edilmesi Gerekenler

Anlaşmalı boşanma süreci hızlı ve basit görünse de, atlanacak küçük bir detay gelecekte büyük hukuki sorunlara yol açabilir. Bu nedenle süreç boyunca bazı kritik noktalara özellikle dikkat etmek gerekir.

En önemli husus, hazırlanan protokolün içeriğidir. Protokol, sadece o anki sorunları çözmekle kalmamalı, gelecekte ortaya çıkabilecek olası problemleri de öngörerek düzenlenmelidir. Örneğin, çocuk için belirlenen iştirak nafakasının her yıl hangi oranda artırılacağının belirtilmemesi, ileride enflasyon karşısında nafakanın erimesine ve yeni bir dava açma zorunluluğuna neden olabilir. Benzer şekilde, mal paylaşımı maddelerinin muğlak ifadelerle geçiştirilmesi, boşanma kesinleştikten sonra tarafları yeniden mahkeme koridorlarında karşı karşıya getirebilir. “Tüm mallar konusunda anlaştık” gibi genel bir ifade yerine, hangi malın kime ait olacağının tek tek yazılması esastır.

Hâkimin rolü de göz ardı edilmemelidir. Hâkim, tarafların sunduğu protokolü onaylamak zorunda olan bir noter değildir. Hâkim, özellikle çocuğun üstün yararını gözetir. Protokolde çocukların aleyhine bir durum tespit ederse (örneğin, çok düşük bir nafaka veya gerçekçi olmayan bir görüşme takvimi), bu durumu düzeltmeleri için taraflara süre verebilir veya protokolü bu haliyle onaylamayarak davayı çekişmeli boşanmaya dönüştürebilir.

Bir diğer önemli nokta, tarafların duruşmaya bizzat katılma zorunluluğudur. Taraflardan birinin bile mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi halinde, anlaşmalı boşanma şartları ortadan kalkar. Bu durumda hâkim, davaya çekişmeli boşanma davası olarak devam edilmesine karar verebilir. Bu da sürecin aylar, hatta yıllarca uzaması anlamına gelir.

Son olarak, anlaşmalı boşanma kararından sonra pişmanlık yaşanması durumunda geri dönüşün olmadığını bilmek gerekir. Karar kesinleştiği andan itibaren evlilik birliği sona erer. Bu nedenle, protokolü imzalamadan ve duruşmada “evet” demeden önce tüm sonuçların dikkatlice düşünülmesi hayati önem taşır.

Sonuç

Özetle, anlaşmalı boşanma davası, evliliklerini sonlandırmak isteyen çiftler için hukukun sunduğu en medeni ve pratik yoldur. Bir yıllık evlilik süresini doldurmuş ve boşanmanın tüm sonuçları üzerinde tam bir fikir birliğine varmış eşler, titizlikle hazırlanmış bir protokol ve doğru takip edilen adli prosedürlerle kısa sürede boşanabilirler. Bu süreç, tarafların hem maddi hem de manevi olarak en az zararla yeni hayatlarına başlamalarını sağlar. Ancak sürecin pürüzsüz ilerlemesi ve gelecekte hak kayıpları yaşanmaması adına, özellikle mal paylaşımı ve çocuklarla ilgili konularda hukuki bir bakış açısıyla hareket etmek, atılacak en doğru adımlardan biridir.

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma davası avukatsız açılabilir mi?

Evet, kanunen anlaşmalı boşanma davası açmak için avukat tutma zorunluluğu yoktur. Taraflar, gerekli dilekçe ve protokolü kendileri hazırlayarak adliyeye başvurabilirler. Ancak, hukuki terimlerin ve prosedürlerin karmaşıklığı, özellikle mal paylaşımı ve velayet gibi konularda hazırlanacak protokolün gelecekte doğurabileceği sonuçlar göz önüne alındığında, bir avukattan destek almak olası hak kayıplarının önüne geçmek için tavsiye edilir.

Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?

Anlaşmalı boşanma davasının süresi, mahkemenin iş yoğunluğuna ve adli tatil gibi dönemlere bağlı olarak değişmekle birlikte, çekişmeli davalara göre çok daha kısadır. Dava açıldıktan sonra duruşma günü genellikle 1-2 ay içinde verilir. Duruşmada karar çıktıktan sonra, tarafların istinaf hakkından feragat etmeleri halinde kararın kesinleşmesiyle birlikte süreç toplamda birkaç ay içinde tamamlanabilir.

Protokolde anlaştığımız nafaka miktarını sonradan değiştirebilir miyim?

Evet, değiştirilebilir. Mahkeme kararıyla hükmedilen veya protokol ile kararlaştırılan nafaka miktarı, kesin bir hüküm değildir. Taraflardan birinin hayat koşullarında (gelirinde ciddi bir artış/azalış, yeniden evlenme, iş kaybı vb.) esaslı bir değişiklik olması durumunda, nafaka alacaklısı "nafakanın artırılması", nafaka borçlusu ise "nafakanın azaltılması veya kaldırılması" için her zaman yeni bir dava açabilir.

Eşim duruşmaya gelmezse ne olur?

Anlaşmalı boşanmanın en temel şartlarından biri, her iki tarafın da duruşmada bizzat hazır bulunarak hâkim önünde boşanma iradelerini teyit etmesidir. Eğer eşlerden biri, geçerli bir mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmazsa, hâkim anlaşmalı boşanmaya karar veremez. Bu durumda dava, anlaşmalı statüsünü kaybeder ve çekişmeli boşanma davasına dönüşür. Süreç uzar ve ispat yükümlülükleri gibi konular gündeme gelir.

Av. Enes Müjde

Yazan

Av. Enes Müjde

Elazığ Barosu

Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçleriniz için bir avukata danışmanız önerilir.

Hukuki Danışmanlık Alın

Hukuki süreçlerinizde profesyonel destek için bizimle iletişime geçin.

Bize Ulaşın