Av. Enes Müjde
Aile Mahkemesinin Görevleri ve Baktığı Davalar Nelerdir?
Boşanma Hukuku

Aile Mahkemesinin Görevleri ve Baktığı Davalar Nelerdir?

14 Eylül 2026·Boşanma Hukuku

Aile Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu ve diğer ilgili kanunlar çerçevesinde, aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmekle görevli bir uzmanlık mahkemesidir. Bu mahkemeler özellikle boşanma, nafaka, velayet, mal paylaşımı, soybağı ve ailenin korunması gibi konularla ilgilenerek, toplumun temel taşı olan aileyi ilgilendiren hassas meselelerde karar verir. Aile yapısını doğrudan etkileyen bu davalar, hem duygusal hem de hukuki olarak karmaşık süreçlerdir. Bu nedenle, hangi davaların Aile Mahkemesinin görev alanına girdiğini bilmek, haklarını korumak ve doğru adımları atmak isteyen her birey için büyük önem taşır. Bu mahkemenin varlık amacı, genel hukuk mahkemelerinden farklı olarak, aile ilişkilerinin özel doğasını gözeten, pedagojik ve psikolojik unsurları da dikkate alan bir yargılama yapmaktır.

Boşanma, Velayet ve Nafaka Davaları

Aile Mahkemelerinin en sık baktığı dava türleri, evlilik birliğinin sona ermesi ve sonuçlarıyla ilgilidir. Bu davaların başında boşanma davaları gelir. Türk Medeni Kanunu (TMK), boşanmayı anlaşmalı ve çekişmeli olmak üzere iki temel kategoriye ayırır. Anlaşmalı boşanmada (TMK m. 166/3), en az bir yıldır evli olan eşler, boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında uzlaşarak mahkemeye ortak bir protokolle başvururlar. Bu süreç genellikle tek celsede tamamlanabilir. Çekişmeli boşanma davaları ise tarafların boşanma veya sonuçları üzerinde anlaşamadığı durumlarda açılır. Zina, hayata kast, pek kötü muamele, terk gibi özel boşanma sebeplerine (TMK m. 161-165) veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi genel bir sebebe (TMK m. 166) dayandırılabilir. Bu davalar daha uzun sürer ve delillerin toplanmasını gerektirir.

Boşanma davasıyla birlikte veya sonrasında, çocukların velayeti de Aile Mahkemesi tarafından karara bağlanır. Hâkim, kararını verirken ebeveynlerin isteklerinden ziyade çocuğun üstün yararını gözetir. Çocuğun yaşı, eğitimi, sosyal çevresi ve tarafların durumu gibi birçok faktör değerlendirilir. Boşanma sürecinde ve sonrasında, ekonomik olarak zor duruma düşecek taraf için yoksulluk nafakası, müşterek çocukların bakım ve eğitim giderleri için ise iştirak nafakası talep edilebilir. Ayrıca, dava süresince geçerli olmak üzere tedbir nafakasına da hükmedilebilir.

Mal Paylaşımı, Maddi ve Manevi Tazminat

Evlilik birliğinin sona ermesinin bir diğer önemli sonucu da mal varlığının paylaşımıdır. Türkiye'de 2002 yılından sonra evlenen çiftler için yasal mal rejimi, “edinilmiş mallara katılma rejimi”dir. Bu rejim uyarınca, evlilik süresince eşlerin çalışarak veya birikimleriyle elde ettikleri mal varlıkları (maaş, gayrimenkul, araç vb.) boşanma durumunda eşit olarak paylaştırılır. Eşlerin kişisel malları (miras, evlilik öncesi mallar, manevi tazminat alacakları gibi) ise paylaşıma dahil edilmez. Aile Mahkemesi, boşanma davasıyla birlikte veya boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılacak ayrı bir davada mal rejiminin tasfiyesini gerçekleştirir. Bu süreçte mahkeme, malların değerini belirlemek için bilirkişi incelemesi gibi yöntemlere başvurabilir.

Boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, diğer taraftan maddi tazminat talep edebilir (TMK m. 174/1). Örneğin, evlilik nedeniyle işinden ayrılan bir eş, boşanma yüzünden bu destekten yoksun kalacaksa maddi tazminat isteyebilir. Buna ek olarak, boşanmaya yol açan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf (örneğin aldatılma, şiddet görme), manevi olarak yaşadığı üzüntü ve acının karşılığı olarak manevi tazminat da talep edebilir (TMK m. 174/2). Aile Mahkemesi hâkimi, tazminat taleplerini değerlendirirken tarafların kusur oranlarını, ekonomik ve sosyal durumlarını dikkate alarak hakkaniyete uygun bir karar verir.

Ailenin Korunması ve Diğer Önemli Davalar

Aile Mahkemesinin görev alanı sadece boşanma ve sonuçlarıyla sınırlı değildir. Aile bireylerini korumaya yönelik kritik görevleri de vardır. Bu kapsamda en önemli yasal düzenleme, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'dur. Fiziksel, psikolojik, cinsel veya ekonomik şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan kişiler, Aile Mahkemesine başvurarak koruyucu ve önleyici tedbirler talep edebilirler. Bu tedbirler arasında şiddet uygulayan kişinin evden uzaklaştırılması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmesinin engellenmesi, silahlarına el konulması gibi kararlar bulunur. Bu başvurular harca tabi değildir ve çok hızlı bir şekilde karara bağlanır. Örneğin, Elazığ'da yaşayan ve şiddet tehdidi altında olan bir kişi, doğrudan Elazığ Aile Mahkemesine veya adli tatil gibi durumlarda nöbetçi mahkemeye başvurarak derhal koruma talep edebilir.

Bunun yanı sıra Aile Mahkemesi, soybağı ile ilgili davalara da bakar. Bunlar arasında babalık davası (evlilik dışı doğan çocuğun babasının hukuken belirlenmesi), soybağının reddi (kocanın, evlilik içinde doğan çocuğun babası olmadığını ispatlamaya yönelik dava) ve tanınan babalığın iptali gibi uyuşmazlıklar yer alır. Ayrıca, evlat edinme işlemlerine izin verilmesi de Aile Mahkemesinin görevidir. Evlat edinmek isteyen kişi veya çiftlerin koşulları taşıyıp taşımadığı, bu durumun küçüğün yararına olup olmadığı mahkeme tarafından titizlikle incelenir ve karar verilir. Vesayet (ergin olmayan veya kısıtlı kişilere vasi atanması), kayyımlık ve yasal danışmanlık gibi konular da belirli durumlarda Aile Mahkemesinin görev alanına girebilir.

Aile Mahkemesinde Dava Süreci Nasıl İşler?

Aile Mahkemesinde bir dava açmak, belirli usuli adımların izlenmesini gerektiren bir süreçtir. Süreç, davacının taleplerini ve gerekçelerini içeren bir dava dilekçesinin, yetkili Aile Mahkemesinin bulunduğu yerdeki adliyenin tevzi bürosuna sunulmasıyla başlar. Dilekçede tarafların kimlik bilgileri, davanın konusu, deliller ve talep sonucu net bir şekilde belirtilmelidir. Dilekçe ile birlikte gerekli harç ve gider avansı da mahkeme veznesine yatırılır.

Dava açıldıktan sonra mahkeme, dilekçeyi davalı tarafa tebliğ eder. Davalının, tebligatı aldığı tarihten itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini sunma hakkı vardır. Taraflar, karşılıklı olarak cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerini sunarak iddia ve savunmalarını genişletebilirler. Bu aşama tamamlandıktan sonra mahkeme, bir ön inceleme duruşması tarihi belirler. Bu duruşmada uyuşmazlık konuları netleştirilir, taraflar sulhe teşvik edilir ve delillerin toplanması için ara kararlar oluşturulur. Ön incelemenin ardından tahkikat aşamasına geçilir. Bu aşamada mahkeme, tanıkları dinler, bilirkişi raporları alır, ilgili kurumlardan belgeler ister ve davanın aydınlatılması için gerekli tüm delilleri toplar. Tahkikat boyunca birden fazla duruşma yapılabilir. Tüm deliller toplandıktan ve tarafların son beyanları alındıktan sonra mahkeme, sözlü yargılama aşamasına geçer ve nihai kararını (hüküm) açıklar. Bu karara karşı tarafların, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakkı bulunur.

Sonuç

Aile Mahkemesi, boşanmadan velayete, mal paylaşımından şiddetin önlenmesine kadar aile hukukunun en hassas ve karmaşık konularında karar veren uzman bir yargı merciidir. Bu mahkemenin baktığı davalar, bireylerin hayatında derin ve uzun vadeli etkiler bırakır. Süreçlerin teknik detaylar içermesi, kanuni sürelerin kaçırılmasının hak kayıplarına yol açabilmesi ve en önemlisi, kararların geleceği şekillendirmesi nedeniyle Aile Mahkemesindeki bir uyuşmazlıkla karşı karşıya kalan kişilerin süreci dikkatle yönetmesi gerekir. Bu nedenle, hak ve menfaatlerin en doğru şekilde korunabilmesi için hukuki destek alarak bilinçli adımlar atmak büyük önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Aile Mahkemesi olmayan yerlerde bu davalara kim bakar?

Türkiye'deki her adliyede müstakil bir Aile Mahkemesi bulunmayabilir. Aile Mahkemesinin kurulmadığı ilçelerde, bu mahkemenin görev alanına giren tüm dava ve işlere, o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi “Aile Mahkemesi sıfatıyla” bakar. Bu durumda Asliye Hukuk Mahkemesi, yargılamayı Aile Mahkemeleri için öngörülen özel usul kurallarına göre yürütür.

Dava açmak için avukat tutmak zorunlu mudur?

Hayır, Aile Mahkemesinde dava açmak veya davaya cevap vermek için bir avukatla temsil edilme zorunluluğu bulunmamaktadır. Kişiler davalarını bizzat takip edebilirler. Ancak aile hukuku davaları, dilekçelerin hazırlanması, delillerin sunulması, usuli sürelerin takibi gibi teknik bilgi gerektiren karmaşık süreçlerdir. Hak kaybı yaşamamak adına bir avukattan hukuki destek alınması genellikle tavsiye edilir.

Boşanma davası ne kadar sürer?

Tarafların boşanma ve sonuçları hakkında anlaştığı “anlaşmalı boşanma” davaları, adliyenin yoğunluğuna bağlı olarak genellikle birkaç ay içinde tek celsede sonuçlanabilir. Tarafların anlaşamadığı “çekişmeli boşanma” davaları ise delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporlarının beklenmesi gibi süreçler nedeniyle çok daha uzun sürer. Bu tür davalar bir yıldan birkaç yıla kadar uzayabilmektedir.

Aile Mahkemesi kararlarına karşı ne yapabilirim?

Aile Mahkemesinin verdiği nihai karara katılmıyorsanız, bu karara karşı itiraz hakkınız bulunmaktadır. Kararın size tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süre içinde, bir üst mahkeme olan Bölge Adliye Mahkemesine (İstinaf Mahkemesi) istinaf başvurusunda bulunabilirsiniz. İstinaf başvurusu, kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile yapılır.

Av. Enes Müjde

Yazan

Av. Enes Müjde

Elazığ Barosu

Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Hukuki süreçleriniz için bir avukata danışmanız önerilir.

Hukuki Danışmanlık Alın

Hukuki süreçlerinizde profesyonel destek için bizimle iletişime geçin.

Bize Ulaşın